İslami Hazine
3 hadis
حَدَّثَنَا يَحْيَى، حَدَّثَنَا اللَّيْثُ، عَنْ عُقَيْلٍ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، أَنَّ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ عَبَّاسٍ، أَخْبَرَهُ أَنَّ أَبَا سُفْيَانَ أَخْبَرَهُ أَنَّ هِرَقْلَ أَرْسَلَ إِلَيْهِ فَقَالَ يَعْنِي النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم يَأْمُرُنَا بِالصَّلاَةِ وَالصَّدَقَةِ وَالْعَفَافِ وَالصِّلَةِ.
Ubeydullah İbn Abdullah'tan rivayete göre "Abdullah İbn Abbas kendisine şunu haber vermiştir: Ebu Süfyan da kendisine bildirdiğine göre: Hirakl (Heraklieus) kendisine elçi göndererek: O neyi emrediyor diye sordurmuştu. Bununla Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i kastediyordu. Ebu Süfyan: O, bize namazı, sadaka vermeyi, iffetli olmayı, akrabalık bağını gözetmeyi emrediyor, demiştL" Fethu'l-Bari Açıklaması: "Kocası bulunan kadının annesinin haklarını gözetmesL" Buhari bu başlık altında iki hadis zikretmektedir. Bunlardan birisi Ebu Süfyan'ın Heraklieus kıssası ile ilgili hadisidir. Bu hadisin yeteri kadar açıklaması Sahih'in baş taraflarında geçmiş bulunmaktadır. Aynı şekilde bu hadisten çıkartılan sonuçların birçoğunu Ali İmran suresinin tefsirinde zikretmiş bulunuyoruz. Burada hadisten maksat, akrabalık bağının gözetilmesidir. Dolayısı ile başlığın hükmü, bu akrabalık bağını gözetmenin geneloluşundan alınmaktadır. Diğer hadis ise Ebu Bekir'in kızı Esma'nın rivayet ettiği hadistir. İbn Battal dedi ki: Başlığın fıkhı inceliği Esma'nın rivayet ettiği hadisten çıkarılmıştır. Çünkü Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Esma'ya annesinin hakkını gözetmesini mubah görmüş ve bu hususta kendi kocası ile danışmasını şart koşmamıştır
حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، وَعُثْمَانُ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَإِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، قَالَ إِسْحَاقُ أَخْبَرَنَا وَقَالَ الآخَرَانِ، حَدَّثَنَا جَرِيرٌ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ أَبِي سُفْيَانَ، عَنْ جَابِرٍ، قَالَ سَمِعْتُ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ " إِنَّ الشَّيْطَانَ إِذَا سَمِعَ النِّدَاءَ بِالصَّلاَةِ ذَهَبَ حَتَّى يَكُونَ مَكَانَ الرَّوْحَاءِ " . قَالَ سُلَيْمَانُ فَسَأَلْتُهُ عَنِ الرَّوْحَاءِ . فَقَالَ هِيَ مِنَ الْمَدِينَةِ سِتَّةٌ وَثَلاَثُونَ مِيلاً .
Bize Kuteybetü'bnü Saîd ile Osman b. Ebî Şeybe ve lshâk b. İbrahim rivayet ettiler. İshâk bize haber verdi, tâbirini kullandı. Ötekiler: Bize Cerîr, Âmeş'den, o da Ebu Süfyan'dan, o da Câbir'den naklen rivayet etti, dediler. Cabir: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i «Şüphesiz ki; şeytân namaza nida edildiğini işittiği vakitte Ravhâ' denilen yere varılıncaya kadar gider» buyururken işittim, demiş. Süleyman (El-A'meş) «Ebu Süfyan'a Ravh a'nın nerede bulunduğunu sordum; Bu yer Medine'den 36 mil uzaktadır, cevâbını verdi» demiş
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يَحْيَى، حَدَّثَنَا مُطَرِّفُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، حَدَّثَنَا مَالِكٌ، عَنْ دَاوُدَ بْنِ الْحُصَيْنِ، عَنْ أَبِي سُفْيَانَ، - مَوْلَى ابْنِ أَبِي أَحْمَدَ - أَنَّهُ أَخْبَرَهُ أَنَّهُ، سَمِعَ أَبَا سَعِيدٍ الْخُدْرِيَّ، يَقُولُ نَهَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنِ الْمُحَاقَلَةِ . وَالْمُحَاقَلَةُ اسْتِكْرَاءُ الأَرْضِ .
Ebû Saîd-i Hudri (r.a.)'den; Şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Muhâkale'den nehy etti. Mühakale arazinin (ekilmek üzere) kiralanmasıdır