Hadis
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرٍ، حَدَّثَنَا غُنْدَرٌ، عَنْ شُعْبَةَ، عَنْ عَلِيِّ بْنِ مُدْرِكٍ، عَنْ أَبِي زُرْعَةَ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ نُجَىٍّ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَلِيِّ بْنِ أَبِي طَالِبٍ، عَنِ النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَ " إِنَّ الْمَلاَئِكَةَ لاَ تَدْخُلُ بَيْتًا فِيهِ كَلْبٌ وَلاَ صُورَةٌ " .
Ali bin Ebi Talib (r.a.)'den rivayet edildiğine göre, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: «Şüphesiz melekler içinde köpek ve suret bulunan eve girmez.»
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُسْهِرٍ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ عَمْرٍو، عَنْ أَبِي سَلَمَةَ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ وَاعَدَ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ جِبْرِيلُ عَلَيْهِ السَّلاَمُ فِي سَاعَةٍ يَأْتِيهِ فِيهَا فَرَاثَ عَلَيْهِ فَخَرَجَ النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فَإِذَا هُوَ بِجِبْرِيلَ قَائِمٌ عَلَى الْبَابِ فَقَالَ " مَا مَنَعَكَ أَنْ تَدْخُلَ " . قَالَ إِنَّ فِي الْبَيْتِ كَلْبًا وَإِنَّا لاَ نَدْخُلُ بَيْتًا فِيهِ كَلْبٌ وَلاَ صُورَةٌ .
Aişe (r.anha)'dan; şöyle demiştir: Cebrail (A.S.) Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e geleceğe bir saat hususunda Onunla sözleşti de Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i bir hayli bekletti. Bunun üzerine Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) çıktı. Ansızın Cebrail ile karşılaştı, Cebrail ayakta duruyordu. Bunun üzerine Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Seni girmekten men eden neditr?» diye sordu. Cebrail (A.S.): Evde şüphesiz bir köpek vardır. Halbuki biz içinde ne köpek ne de suret bulunan eve kesinlikle girmeyiz, dedi
حَدَّثَنَا الْعَبَّاسُ بْنُ عُثْمَانَ الدِّمَشْقِيُّ، حَدَّثَنَا الْوَلِيدُ، حَدَّثَنَا عُفَيْرُ بْنُ مَعْدَانَ، حَدَّثَنَا سُلَيْمُ بْنُ عَامِرٍ، عَنْ أَبِي أُمَامَةَ، أَنَّ امْرَأَةً، أَتَتِ النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فَأَخْبَرَتْهُ أَنَّ زَوْجَهَا فِي بَعْضِ الْمَغَازِي فَاسْتَأْذَنَتْهُ أَنْ تُصَوِّرَ فِي بَيْتِهَا نَخْلَةً فَمَنَعَهَا أَوْ نَهَاهَا .
Ebu Ümame (r.a.)'den rivayet edildiğine göre: Bir kadın Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e gelerek kocasının bazı savaşlarda olduğunu O'na arz etti ve evinde bir hurma ağacının resmini yapmak için Ondan izin istedi. O kadını men etti veya nehyetti. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bımun senedinde meyr bin Ma'dan var. Bu ravi zayıftır
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، عَنْ أُسَامَةَ بْنِ زَيْدٍ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ الْقَاسِمِ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ سَتَرْتُ سَهْوَةً لِي - تَعْنِي الدَّاخِلَ - بِسِتْرٍ فِيهِ تَصَاوِيرُ فَلَمَّا قَدِمَ النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ هَتَكَهُ فَجَعَلْتُ مِنْهُ مَنْبُوذَتَيْنِ فَرَأَيْتُ النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ مُتَّكِئًا عَلَى إِحْدَاهُمَا .
Aişe (r.anha)'dan şöyle demiştir: Ben bir sehvemi (yani küçük kilerimi) içinde suretler bulunan bir örtü ile örttüm. Sonra Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) gelince o örtüyü söktü. Bunun üzerine bende ondan iki yastık yaptım. Sonra da ben Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i o yastıklardan birisine yaslanmış olarak gördüm. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bu hadisin senedinde Üsame bin Zeyd vardır ve onun zayıflığı üzerinde ittifak edilmiştir. Bu hadis Buhari'de de vardır. Ancak ''Bonra da ben Nebi (s.a.v.)'i o yastıklardan birisine yaslanmış olarak: gördüm'' mealindeki kısım orada yoktur. Bu fıkranın dışında kalan kısım buradaki gibidir
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرٍ، حَدَّثَنَا أَبُو الأَحْوَصِ، عَنْ أَبِي إِسْحَاقَ، عَنْ هُبَيْرَةَ، عَنْ عَلِيٍّ، قَالَ نَهَى رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ عَنْ خَاتَمِ الذَّهَبِ وَعَنِ الْمِيثَرَةِ يَعْنِي الْحَمْرَاءَ .
Ali (r.a.)'den rivayet edildiğine göre: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) altın yüzüğü ve misereyi (eğer yada palan minderi) yani kırmızı olan misereyi yasaklamıştır Diğer Tahric edenler: Tirmizi, Ebu Davud, Nesai ve Ahmed
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا زَيْدُ بْنُ الْحُبَابِ، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ أَيُّوبَ، حَدَّثَنِي عَيَّاشُ بْنُ عَبَّاسٍ الْحِمْيَرِيُّ، عَنْ أَبِي حُصَيْنٍ الْحَجْرِيِّ الْهَيْثَمِ، عَنْ عَامِرٍ الْحَجْرِيِّ، قَالَ سَمِعْتُ أَبَا رَيْحَانَةَ، صَاحِبَ النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يَقُولُ كَانَ النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يَنْهَى عَنْ رُكُوبِ النُّمُورِ .
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in sahabisi Ebu Reyhane (r.a.)'den; şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Kaplanlar('ın derilerini binek hayvanı üstüne veya eyer semer üstüne çekip onlar)'a binneyi men ederdi
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، عَنْ أَبِي الْمُعْتَمِرِ، عَنِ ابْنِ سِيرِينَ، عَنْ مُعَاوِيَةَ، قَالَ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يَنْهَى عَنْ رُكُوبِ النُّمُورِ .
Muaviye (r.a.)'den; şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Kaplanlar(ın derilerini eyer ve semer üstüne çekmek veya binek hayvanı sırtına başka türlü atmak suretiyle onlar)a binmeyi men ederdi