بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ اقْرَأْ بِاسْمِ رَبِّكَ الَّذِي خَلَقَ
Yaratan Rabbinin adıyla oku!
سورة العلق
The Clot • 19 ayat • Makkiyah
Translated by Diyanet Vakfi
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ اقْرَأْ بِاسْمِ رَبِّكَ الَّذِي خَلَقَ
Yaratan Rabbinin adıyla oku!
خَلَقَ الْإِنْسَانَ مِنْ عَلَقٍ
O, insanı bir aşılanmış yumurtadan yarattı.
اقْرَأْ وَرَبُّكَ الْأَكْرَمُ
Oku! Rabbin, en büyük kerem sahibidir.
الَّذِي عَلَّمَ بِالْقَلَمِ
O Rab ki kalemle (yazmayı) öğretti.
عَلَّمَ الْإِنْسَانَ مَا لَمْ يَعْلَمْ
İnsana bilmedikleri şeyi öğretti.
كَلَّا إِنَّ الْإِنْسَانَ لَيَطْغَىٰ
Gerçek şu ki, insan azar.
أَنْ رَآهُ اسْتَغْنَىٰ
Kendini kendine yeterli gördüğü için.
إِنَّ إِلَىٰ رَبِّكَ الرُّجْعَىٰ
Kuşkusuz dönüş Rabbinedir.
أَرَأَيْتَ الَّذِي يَنْهَىٰ
Gördün mü şu men edeni,
عَبْدًا إِذَا صَلَّىٰ
Namaz kılarken bir kulu (Peygamber'i namazdan)?
أَرَأَيْتَ إِنْ كَانَ عَلَى الْهُدَىٰ
Gördün mü, ya o (Peygamber) doğru yolda olur,
أَوْ أَمَرَ بِالتَّقْوَىٰ
Yahut takvayı emrediyorsa?
أَرَأَيْتَ إِنْ كَذَّبَ وَتَوَلَّىٰ
Ne dersin o (meneden, Peygamber'i) yalanlıyor ve doğru yoldan yüz çeviriyorsa!
أَلَمْ يَعْلَمْ بِأَنَّ اللَّهَ يَرَىٰ
(Bu adam) Allah'ın, (yaptıklarını) gördüğünü bilmez mi!
كَلَّا لَئِنْ لَمْ يَنْتَهِ لَنَسْفَعًا بِالنَّاصِيَةِ
Hayır, hayır! Eğer vazgeçmezse, derhal onu alnından (perçeminden), yakalarız (cehenneme atarız).
نَاصِيَةٍ كَاذِبَةٍ خَاطِئَةٍ
O yalancı, günahkar alından (perçemden),
فَلْيَدْعُ نَادِيَهُ
O, hemen gidip meclisini (kendi taraftarlarını) çağırsın.
سَنَدْعُ الزَّبَانِيَةَ
Biz de zebanileri çağıracağız.
كَلَّا لَا تُطِعْهُ وَاسْجُدْ وَاقْتَرِبْ ۩
Hayır! Ona uyma! Allah'a secde et ve (yalnızca O'na) yaklaş!